Rüzgarın Ağlattığı Uçurtmalar
her yerde sahte bir para gibiyim
bu
en çaresiz vakitlerin eklemlerini kanatıyor cümlelerle
sanki isim diyorum başka bir güneş daha ağlıyor yarın
var oldukça ses tonum hiç yanlış çıkarılmamış bir sınav
ağrım daha da azalıyor bir boğaziçi akşamı yıllandıkça dün.
hangi hayata girsem reklam
bulvar desem tek bir çiçeğim olacak solacak defterim
sapsarı bir gömlek giyecek sonbahar yeniyse sarhoşum
ben bu keman sesini hatırlıyorum duyuyor musun değilse
ne alıp veremediği var benimle şu yeşil denizin hatta
isim desem arabalar bana çarpar ve aynalar korkar
geçmişini sayıkladıkça göğe çöküyorum çünkü.
hangi şehri ispatlamaya kalksam
bir sirk daha doğuyor, uçurtmalara sapladığım şırıngalar
yanlışlıktandır kaçışıyorlar bana sen karıştırıyorlar sonra da.
sonrasını anlatıyorum bu geceyi uzatıyor, tadilat tamamlanınca
gökyüzüne bakıveriyorsun gözlerin maviyi kapıveriyor.
her gidişinde yeniden enkaz yüzüm
her hayalime tuzak kuruyorum artık nasıl olsa bu
her attığım noktayı leş kılıyor anlamıyorum bu yalan mı
inanmıyorum da gidemiyorum da ama hatırlamıyorsun da
sen bunu bana anlatmayı becermelisin çünkü
herşeye sırtımı dönemiyorum bir otobüs biletiyle kalakaldığımda.
hem yağmur yağarsa bir alakası olur mu boşu boşuna düşünmenin