Sen Ve Ben
Aşkın sıfatsız haline tanık oldum
Ve uzatsam elimi kaybederim diye korkuyorum
Kendi gerçeğini bile unutan
O içimizi kemiren boşlukta...
Beni anlayamadı aşk
Ve beni tanıyamadı kadın
Duygularımı sansürledi bu yüzden
Ya sen...
Gülüşlerin sadece kendine
Gözyaşların ise yorulmuşluğunun bedeli
Şimdi körpe bir aralıktan koydun mesafeyi
Yabancılaştım aramızdaki denkleme
Ben, figüranım yalnızca senin kafesinde...
İşte bu yüzden
yalnızlığım omuzlarına başka bir yalnızlık yükledi
Artık yapayalnızım
Sanki mutluluk bakışlarıma sığındı
Ben hiç böyle olmamıştım
Saplandım kaldım bağrına
Üstelik kendi hür irademle geldim sana
Üzerime serdim yokluğunu
Savaştım belki mutluluk kırıntılarınla
Bir umut dedim
Görüyorum ki hala eski yerindesin
Yüreğin âmâ artık benim için
Uzaklığınla sevişlerim dalıyor uzaklara
Adım geçiyor belki, senin hoyrat rüzgârlarında
Ama...
Sevmelerim yok artık bakışlarının öteki tarafında
Yine susuyor geceden kalma sabahlığım
Göğsüne sokuluyor bakışlarım
Tüm karanlığım bir gülüşünle akıp gidiyor
Görüyorsun yine yeniden yapamıyorum
Bir umut yerine bin umut salınıyor kafesine
Senliğinle buluşmanın hayalini kuruyorum
Gözlerimdeki güzel sesli aryalık
Yüreğindeki âmâlığı yok edecek, biliyorum
Ve sen suskunluğunu boz kör şeytanın
İki bacağını da kıralım birlikte
Ölü toprağı atalım ellerimizden
Güneş açsın bizliğimizde, yaz yağmuru olsun
Senin yüreğinden
Öpüş, gülüş, dokunuş olsun
Ve bir de sen ve ben...