Sığınağın Dönüşsüz Sızılar
Kan kusup kızılcık şerbetine sığındın Eylül!
İçine fırlatıp attığın her keder
İçini öldürürken
Sen büyüyorum dedin.
Azalıyorsun Eylül!
Dirhem dirhem azalıyorsun...
Bu kör kütük haller neleri alıyor senden,
Nelerden vazgeçiyorsun?
Akıp giden zamandan kopardın kendini,
Kısır bir zamana hapsoluyorsun.
Yarının olmaya gelen,
Şimdi uzak bir kentin sokaklarında
Başka yüzlere dokunan gözlerin sahibi.
Sen göremeyeceği gözlere tutunan
Öksüz bir sevdayı yaşıyorsun.
Kaldır bu efkârı masum günlerinden!
?Sevdim' dedikçe zehir zemberek sözler duyuyorsun...
Bahar yok Eylül!
Sen kendini aldatıyorsun.
Bütün sokaklar kar altında
Ve sen bulanık sulara karışıyorsun.
Kedere gark olup,
Sabıra sığındın Eylül!
Her selâmetin yara aldığını unutuyorsun.
Kaldır yüreğini tozlu raflara,
Günbegün kendinden uzaklaşıyorsun!
18 Şubat 2010