Şizofrenik Düş Sayıklamaları
Gece düştüğünde yalnızlığımın gözlerine
Tavan aralarından kalın sesler yükselir
Can çekişen bakışları tozlu raflarda sevdaların
Sessizliğinin melankolisi dudaklarında hüznünün
Yuvası dağıtılmış güvercinlerin
Çaresiz kanat çırpınışlarının kederli esintisiymiş
Soluğuma karışan
Ağzım intihar kokuyor...
Şakaklarına silah dayanmış aşkların
Elleri tetikte bekleyenlerin
Yağmalanmış duygularından arta kalan
Delik deşik çığlıklar
Şımartılmış kibirler
Ürkütülmüş düşler
Kaygılı gülümseyişler
Şaşkın bakışlar
Gece düş nöbetleri
Yatakta bekleyen uykular
Anılmayı bekleyen hatıralar
Dudaklara yapışmış küfürler...
Gözlerinizde yoğunlaşan anlamsız bakışların
Sığlığında boğulurken
Avaz avaz susuyorum içime doğru...
...
Ruh denilen cambazsın dendiğinde
Neden daha öfkesiz oluyorum
Kendimi seninle intihar ettiğimden beri
Daha rahat ölüp yürüyorum her gün
Geceyle gündüz arasında ki
Sağlamsız saydamlığın itibarıyla yoğrulmuş ipte...
Demek bir örümcek ağı ve öz güveniyle büyüyorum
Yeri gelince bir akrebin iğnesinde ki kudretle
Damarların geçirgenliğiyle alay ediyorum
İplikten geçebilmeliyim
Döl ve inatla bir terzinin eliyle
Bir deliğe...
Oysa
Benim için ölüyor hücreler
Uzaktan seyrediyor beni
Harutla marut
Atlastan yelkenler dikiliyor hacet yerlerime
Ve gitmek...
Daha bir iffetle dikiyor kızlık zarını
Kiralık katil yarının fahişesi olan
Gün ışığının karanlığında...
Gece düştüğünde yalnızlığının gözlerine
Kesilir uğultusu gökyaşlarının
Yıldızlar düşer kaldırımlarına sessizce
Bir dilek tutmamı isteseydin eğer benden
Gözlerine kavuşmak yerine
Üstümdeki laneti kaldırmak isterdim
Hayallerinde olmak yerine
Dualarında yer almak isterdim...