Son Makyavelli
Uzanıyor bahtiyar sineme dört kollu lem'a nur
Dört yanından sorulmuş Adem'in kızı; Sonnur!..
Düşseydim bin hayânın, bir girye de
Batıp batıp paklandığı yere!..
Doğruluk ve dürüstlük adına, son defa!..
Görseydim güzel gözlerini o melül haliyle...
Susardım gözlerimden dökülen harflere inat!..
Susardım, onlarca makyavelin secdeye durduğu
Namütenahi kainat gölgesinde!..
Dinlerdim senin sesini,
Sana dair umutlarımla!..
Eğer seni anlatabilseydi milyonlarca şiir
Destanlar kazırdım dağların böğrüne, inceden ince
Hazır gökyüzünü eflatun bulutlar sarmış sevdiğim;
Efsuni bir aşk doldur yüreğine
Yüz milyarıncı sevda harbi
Birazdan başlayacak davudi gürlemesiyle!..
Kaç,
Kaç bir an önce sevgilim,
Sende kaç!..
Susuyor yanavuç gönlümde nazlı bir eylül
Olabildiğince yoksun zati. Uğultular,
Uğultular, uğultular!..
Son bir defa doldurmak istiyorum mizanı!..
Seni seviyorum, seni özlüyorum!..
Ne kadar seversem seveyim, yetmiyor!..
Yetmeyecekte,
Biliyorum...