Son Nokta
Önce kafası güzel dağ lalesi
Konup göçme
Ağlar yoksa sana kalmış son tanesi
Kalamaz da daha bir başına ...
Neresinden başlayacağını bilemedi
Karşısında kırmızı bir toprak yığını
Gölgesinden korkuyordu bir kaya tozu
Düşerken yamacından
Devrildi
Bir kanal bulup aktı yalnızlığına
Sel değildi
Ama bitmeye de niyeti yoktu hiç ...
Nicedir yaramız
Uykusuzlukla bölüştü tutkusunu
Onarılamaz sandığı bir iki tadımlık şatafat
Kireçleme yapıyordu uçlarını
Hafifçe sendeliyordu
Oysa kendindeydi düğümün parmaklarından dolanan şefkati
Ezberden gidiyordu...
Sonra kendini bırakmış kır çiçeği
Kaçıp gitme
Ağlar yoksa sona kalmış sen tanesi
Kalamaz da daha bir başına ...
Dünler bir beden olur
Acımasız ve katran beyazlığında bir duştur yankılar
Işıklanıyordu bir kum sessizliği
Yıkanırken ruhuyla
Serpildi
Bir kadeh olup doluştu ciğerlerine
Mey değildi
Ama ayık kalmaya da niyeti yoktu hiç ...
Nicedir yaramız
Üslupsuz mevsimlerin kar yağışı sokaklara
Tutunamaz devrilen bedeni kanatan sayfalardan acımasızca diplerine
Bir bereket Tanrısının dileklerinin yeryüzüne ilişmesiydi gözleri
Oysa en şaşalı manzara kendi yeşilliğiydi
Nedensiz soluyordu ...
NeNaS ...