Son Senfoni
Hazal ! Diyar-ı hicran'ın sevgilisi
Dağ gibi sevdaların sesi
Bir nefes al
Bir soluk üfle.
Hazal, ben gelince ceylan gibi kaçıyorsun.
Korkuyorsun.
........Susuyorsun.
..............anlıyorsun.
Hazal, ardım sıra içli içli ağlıyorsun.
Bir nedeni olmalı.
Haydi, ıslak mendilini sakla
başını göğsüme koy.
Yüreğini, yüreğime yasla
Hazal sus ! Konuşma !
Bu gece yıldızlar perme perişan.
Hazal o yanan,
O duman duman gözlerine dokunamam.
Ah ! Yüreğin kuş misali içimde pır pır ediyor.
Okşasam kanatların kopacak.
Hazal, aşkına gem vur
Kalbim yerinden fırlayacak.
Güvercinler kuşluk vakti sevdiğini arar
Dün sevgi öldü Hazal !
Aşk şimdi dağ başında söylenen yetim bir türkü
Aşk, kitap kapaklarına gizlenmiş reklam cümlesi
Aşk küflü mahzenlerde unutulmuş kırık yıllanmış şarap şişesi
Öyle mi ?
Hazal aşk sence hangisi ?
Ben söylesem kainat ikiye ayrılır
Sen anlatsan gökyüzü ak göğsünü pare pare kanatır
Bu devran bitik
Bir dua et diyeceğim ya,
Dudakların yürek yanığı, göğsün daralır.
Göz bebeklerinin sütü akar
Hazal aşk; asrın son senfonisinden kalbe düşen
ve yarım kalmış
ve rengi gül kurusu olan tek notasıdır.
Yani kısacası aşk
yüreğe kor kor düşen
.......... adındır