Tüdenya
'kan ve güncesi'
yola savurma camdan kalbim kırılıyor
düşümü çiğnediler bir bahar bahçesinde
kan bulaştı gözlerime düş kanı
en günahsızıyken ben padişahların
ne çok sözüm vardı dünyaya
yazık hiçbirini söyleyemedim
karanlıklar içinde eriyen bir mumum ben
dursam ışık/sızım gitsem yönsüzüm
sokaklar dar günler firar ben biçareyim
saçlarım güneşi görmez pas tutar alnım
yok artık feraşe bulut hamaklar
onlara tezat kara bir tabut ve paslı bir dünya
acılar arttıkça ben çoğalırım
ağlama yangınlar kalbimi yaksa da
mavi yüzlü melek nerede gül kokulu bebekler
ve kimdir bu şakiler ki sesleri içimde
hüzünlü şarkılar acıtırken yüreğimi
bıktım her şeyden bıktım küçüğüm
uhdeli cemrelerden mümted eziyetten
bir tutam sevgi ver al gönlüm senin olsun
ay değil yıldızlar vurdu beni yakamoz vaktinde
kaç kez hırpalandım tabip sol yanımla
artık ne desem eksik kalır bu kayıp rıhtımda
tayf kokan düşlerim vardı oysa
şimdi sus tüdenya sus ki bu feryat benim
senin bitirdiğin yerden ben dile geldim
sarmaşık otları ve martılar bilir beni
rüya taşırım gerçeklere şafaklarım hep ıslak
ben aşkı aşk yapan mecnunum