Yıkılmayalım Kalbim Yalnızlığı Vuralım
yıllardır bildik bir acıyla düşüyorum yollara
(yalnızlığa delâlet bu, üstelik karanlığa karışıyorum)
fırlatıp atmışım gözlerimdeki bütün ümitleri
uzayıp da giden sokaklara bakıyorum, yalnız sokaklara
o yitik masal kentleri düşerken aklıma
içimdeki çocuk yine ağlak bir şarkı mırıldanıyor
söylesene kalbim sana mı yakışıyor bütün bu kederler
acılar tek ve gerçek olan bir şeyi haykırıyor
binlerce kuş bulutu geçiyor üzerimden öbek öbek
dalların çıtırtısını işitiyorum, üşütüyorlar içimi
ötede, şehrin kucağına bir yıldırım düşüyor birden
gölgen yansıyor göğe ve her yağmur katresine
ıslak bir bakış oluyor her şey, yavaş yavaş kayboluyor
ve ruhum batık bir gemi gibi, keşke bulabilsen
fırlatıp atmışım gözlerimdeki bütün ümitleri
(yalnızlığa delâlet bu, üstelik karanlığa karışıyorum)
uzun süren yolculuklar vardır ya, işte öyle
geçmek bilmiyor solmuş bir sonbahar akşamı
saçlarını okşuyorum rüzgârın uğultusuyla yine
ve bir şiir yazıyorum günün son ışığında
yıkılmayalım kalbim, yalnızlığı vuralım