Yuhalama
I.
Bahar demdir
geçmiş kıştan kalma sabırların pusuna
Yeni umutlara eski adakları yamalar
Mecalsiz bir ezgidir
emekçinin beste tutmaz isyanı
Emeğin hezeyanı kürsüden sallanan
işaret parmağındadır
Tecavüz yılgını halkların
onurundan ibret al(a)madan
gözü açık gider mütecavizler
bu Dünya’dan
Görülmemiş hesapların faturası
birbirine ulanır
Emek hırsızlarının silahı zulümdür
Zulüm hüküm sürsün diye
pike yapar bomba yüklü uçaklar
Gökte ölüm uçar
Bulut yerden utanır
O şimşekler ki
yere göğe şakırdayan ışıklı kırbaçlardır
o şimşekler de
tıpkı bulut gibi kahırlanır
Rüzgâr
Kim bilir hangi Serçe’nin
tüylerini havalandırmadadır
Nerededir
o denizleri çalkalayan
mahşeri fırtınalar
Ölüm saçarken uçaklar
her yer sütliman!
II.
Uyan ölü uykundan
ninnisi küflenmiş çocuk
Kepengi paslı gözkapakların aralansın
Ses tellerine mızrap vurulsun
Başkaldırının türküleri çalınsın
Saflara omuz vermelisin
seslere gür ses
Çıt çıkmıyor sokakta
Göğe kaçmış herkes