Yüreğimin Sessiz Çığlığı
Bu duygu karmaşası, bu keşmekeş yordu yüreğimi
Geçmişin gölgesine hapsolup, kalmış beyninim
Derinliklerinde yol alırken, sessiz, sığ sularına yanaşmaya çalışıyorum
Kendimi sakladığım, gizlediğim unuttuğum yerlerde bulup
Yüreğimin içine bakıp, yüzleşmek zor geldiği zamanlarda
Yüreğimden gelen çığlığımı boğmak zorunda kalıyorum
Hayatımda uzun süren fırtına, yağan yağmurdan sonra
Mevsimsel sislerin ardından, nadasa bırakıyorum kalbimi
Söküyorum yüreğimdeki ayrık otlarını birer birer
Yosun tutmuş tabakasını kaldırıp atıyorum derin kuyulara
Ölüm duygusunu kendime zemin yapıp, yaşadıklarımı geride bırakıp
Başka limanlara demir atıyorum, başka şehirlere yol alıyorum
Her anı içime çekip, başka bir resme bakıyorum
Çıkıyorum, duvarlarını kendi elimle ördüğüm hapishanemden
Geçmişe saplanıp kalmaktan kurtulup, bugünü kucaklıyorum
Avuçlarımın içine alıyorum mutluluğu sımsıkı tutuyorum
Gök kuşağının parlak göz alıcı renklerini taşıyan umutlarım
Göğsümü koparırcasına çıkmaya çalışan umutlarım
Güneşin doğuşu kadar aydınlık, parlak, sıcak umutlarım
Sizinle beraber kol kola yürüyorum çizdiğim bu yolda
Affediyorum kendimi ve ruhumu yakan yıkan insanları
NİSAN yağmurlarına bırakıyorum kırgınlıklarımın acısını
Alıp gitsin, kıyısı olmayan okyanuslara bıraksın diye
Ve gökyüzünün altında ne varsa saf, temiz, ben ona ait kalıyorum