Yüzün Güzün
ağlıyordu her yer
önce yürekzedeler, sonra göz işçileri, sonra bozgun gönüller
ve biz nereye çağlasak,
taşmıyordu;
ayrılık kentlerinin asi ırmaklarından.
konuşlanın, dedim.
sol'unuzdaki surları kanlı kaleye.
kırılmak için önce bütün olmak gerekir dedim, iliğimden.
manasız bir ayna kadar görüntüsüzdüm bunları söylerken
-ki ömrümü gösteren dudaklarda
renk; yalnızlığıma eş bir tondaydı.
bir merminin ömründen;
can aldıktan sonra, çok uzun seneler geçiyordu.
-ki bir mermi; tehlikeli oluşunu bilerek
saklıyordu kendisini namluya.
oysa aşk;
bir ben lekesi kadar,
hedef bırakmıyordu yanan göğüslerde.
bana bir şiir daha, dedim.
tüm söz öbekleri yüzümdeydi.
ağlıyordu her yer
ben duyabiliyordum.
körlerin mahallesinde ayna satmaya çalışsa da aşk;
suretini merak etmiyordu bedenler.
aslında yetimim demeyi sevmem
ama yetimim dedim nasıl olduysa
benden başka; hiçbir çaresizi kabul etmiyordu karanlık
gecelerde kötü yola düşüyordu hayaller
sarhoş ve küfürbaz
hangisini kurtarsam
içimde yine bir düş; şeytana kadınlık yapacak.
olmaz, dedim.
bu kez metin olalım,
parlak yıldızları kirletmesin dolunay.
bana bir şiir daha dedim;
şairliğimden utanarak.
ne bileyim;
girişte kalmasın yüzün, güzün, bulutsuzluk..
FE