Suskun ve Siyah 9
Öğle vaktini güzel bir şekilde değerlendirip işe geri döndüm ve mesai saatini dolduruyordum. Akşam olmuştu. Tekrar her zaman gittiğim ufak köşeme gelmek üzereydim. Aklıma düştü kendi kendime söylendim " Acaba Janset orada mıdır?" Diye. Sonra hızlı ve heyecanlı adımlarla ilerliyordum. Gittiğimde kimse yoktu. Ne bekliyordum ki, pek tanımıyorduk birbirimizi, neden bu kadar umut doldum. Aklımdan çıkmamasının sebebi neydi ki? Aklıma her düşmesinde heyecanlanıyor olmam, tebessüm etmem bana tuhaf geliyordu. Bunun sebebini bilmiyor olmam mı tuhaftı yoksa böyle olması mı? Bunları düşünüyor iken saate baktım. Çok zaman geçmemiş olmasına rağmen eve gitmek istedim. Halbuki burada saatlerimi geçirirdim. Neden böyle oldu bilmiyordum. Ayağa kalktım başımı önüme eğdim, adımlarımı izliyor. Çalan müziğe mırıldanarak eşlik ediyordum. Birisine çarptım. Kafamı kaldırıp kulaklığımı çıkardım. Özür dileyecektim, Janset olduğunu gördüm. Hiçbir şey demeden tebessüm edip sarıldım. Sonra hemen kendimi toparlayarak kendimi çekmek istedim. Ama Janset de sarıldı ve bunu yapmama izin vermedi. Öylece durduk kıza bir süre sonra fısıldadı: " Teşekkür ederim, bu iyi geldi." Dedi. Bende teşekkür ettim ve yürümeyi teklif ettim. Kabul etti, tebessüm ediyorduk ikimizde. Yürürken sokak lambasının altından geçerken yanaklarının kızardığını görebiliyordum. O sırada Janset kahkaha attı. Şaşırdım ve " Ne oldu." Dedim. Gülerek "kıpkırmızı olmuşsun, senin utangaç olduğun aklıma hiç gelmedi. Komiğime gitti senin gibi birisinin utangaç olması." Dedi. " Sen kendine bak kızıl gökyüzü gibi olmuşsun. Hem ben utangacım çünkü insanlarla pek konuşmam. Ama bu sabah arkadaşımla sohbet ettik ve kendimi kısıtlayıp insanlardan uzak durmayı bırakmam gerektiğini, zamanla alışıp kendimi hayattan soyutlamamam gerektiğini konuştuk." Dedim. Janset: " Yürümeye devam edelim." Dedi. Başımla onayladım. Yürürken başını omzuma koydu. Hicbir sey demedim,sanırım hoşuma gitmişti. Saat geç olmak üzereydi. Janset'e onu evine bırakmak için teklifte bulundum. "Sokağın başına kadar gidebiliriz. Birisi görürse aileme söyler ve insanlar laf çıkarırlar. Biliyorsun bu zamandaki insanlar bilmedikleri konular hakkında bir şeyler uydurmayı seviyor." Dedi. " Evet,haklısın. Seni zor durumda bırakmak istemem. Dediğin gibi yapalım." Dedim.
Oturdukları sokağa gelmiştik. Artık vedalaşma vakti idi. Janset bana sarıldı, karşı koymadım bende sarıldım. Sonra yüzüme baktı. Telefonumu istedi. Anlamıştım, habersiz kalmak istemiyordu. İtiraz etmeden telefonumu uzattım. Numarasını kaydetti. Gülümseyerek "Sen istemeyecektin utandığın için benim yapmam gerekiyordu bunu. Bulusamadığımızda en azından birbirimizden haberimiz olur." Dedi. Bende Janset'e numaramı verdim. Teşekkür ettim ve ekledim: " Doğru bunu ben yapamayacaktım. Sen yapmaya cesaret gösterdin ve dediğin gibi birbirimizden haberimizin olması güzel olur. Merakta kalmayız." Dedim. Başını sallayarak onayladı. Gülümsedi ve vedalaştık...