Kovalamayanların Menzili
This piece was featured as the selection of the day on 17.04.2026.
Palazlanmış Perşembe’nin sadelikle Cuma’ya hazırlandığı bu gece, kendimi yine birinin gelmeyişinden vuruyorum.
Çok içten, çok sebat eden ve çok güzel seven; karmanın karmaşaya mütemadiyen dargın olduğu ben, sebepsiz yere yalnız bırakıldığı kalbime bağımsız bir telaşede... Bunca çıplaklıktan sonra insan bir daha giyinik sevemiyor. Yorgun düşerken kelimelerine dikkat etmeyen; şimdi bir kırgınlıkta elzem bir yapıtaşı. Boynunu büken, bir faile tereddüt debisinde fena kaçışlar andıransam, orada dururum.
Bundan sonra beni uzaktan izleyebilirsiniz. Yaklaşırsam; fikrinizin kalbinize namus aidiyeti, rüzgârın saçlarına sevdamı kürdanla çıkarmaya çalışan olur. Ağzınızın tadı kadar, saçlarınızın karmaşasına duayen olurum.
Alaz ve erkân; Perşembe’nin Cuma’ya infial bir aşk hikâyesi sunduğu beylik düzinesi... Kalemlere aşkı yazdıran o düzineden değil, ibretialem için.
Hakkımı aşktan alacaklı gibi, aklımı mercilerin mercimekli sevgi sunuşlarından itibaren aldıysam; başım, gözüm üstüne. Gitmeyi kendinize yakıştırdığınız o anda hayatımdan gidebilirsiniz; kovalamam. Çünkü ben; adamca sevilmelerin adamca vedalardan ayrı olduğu potansiyelime şeker olup tatlılıklarla masallarımı gerçek yaşamaya gidiyorum: Aslan gibi.