Makale 3 / Devlet İdaresi Böyle mi Oluyor
Tuhaf bilgiler ediniyoruz.
Anayasa Mahkemesi, bir davanın görüşülmesi sırasında, davayı etkileyici mahiyetteki yayınlardan şikayetçi olmuş, Adalet Bakanlığı'nca savcıların harekete geçirilmesini istemişti. Adalet Bakanlığı'nın, bu isteği ret edici açıklamasıyla şunları öğrenmiş olduk:
1- Yürütmenin, yasaların uygulanması için, birileri tarafından uyarılmasının gerektiği:
Anayasa Mahkemesi mensupları, savcıların harekete geçmesini işte bunun için istemiş; kısacık da olsa, Adalet bakanlığı'ndan bir emirnâme çıkmasını arzu etmiş.
2- Adalet Bakanlığı'nın, kendinde öyle bir yetkinin olmadığını bildirmesi:
Daha önce öyle bir yetkisi varmış ama, o yetki, Avrupalı dostların, 'sizi bizden yapacağız' vaadi üzerine 14 Temmuz 2004 tarihinde 5219 sayılı yasa ile kaldırılmış.
3- Anayasa Mahkemesi mensupları, Bakanlık'a böyle bir yetki kullanımı için müracaat ettiklerine göre, demek ki, Bakanlık yetkisini ortadan kaldıran yasadan haberleri olamamış.
4- Cumhuriyet savcıları, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı yasaya göre, ihbar ve şikayet üzerine hazırlık soruşturması başlatma ve dava açma yetkisine sahipmiş. Ama, inisiyatif onlara bırakıldığından, ihbarın veya şikayetin nasıl oluşacağına karar verememiş. Anayasa Mahkemesi mensupları, Bakanlık'a ihbarda bulunduklarından, o ihbar da, Bakanlığın 'yanlış adres' diye kamuoyuna açıklama yapmasından ihbar sayılmadığından, savcılarımız, 'hele bir ihbar veya şikayet bize gelsin' diye makamlarında oturup bekler olmuş.
Ben, vatandaş olarak sorayım: Devletin iyi idare edilmesi böyle mi oluyor?
Aaaah Türkiyem!
Yanmışık biz!
Gidiyorsun sonu bilinmez istikamete doğru!
İbrahim Faik Bayav (15.06.2008)