Makale 5 / Niçin İslamlaşalım Denilemiyor
'Dinimizle barışalım' başlıklı Ali Bulaç yazısını okumaya başladığımda, kendimi laf kalabalığının içinde kaldığımı hissettim. Bulaç küçücük bir konuyu anlatmak için yazısını neden o kadar uzun tutar ki?!
Yazısının içinde şu cümleler dikkatimi çekti:
1- ''Müslümanlar, iktidar kavgasına girip de, gelir adaletini sağlamadan suyun başına geçince, diğerlerinin yaptığı zulmün aynısını yapıyorlar''
Şu cümlede fehme gelen manâlar;
a) Diğerlerinin yaptığı zulmün aynısı yapılıyorsa orada İslam olmaz.
b) Suyun başına geçen adalet olgusunu kabul etmiş demektir. Adaleti sağlayamıyorsa, suyun başından çekilmesi gerekir.
c) Müslümanım diyenler zalim bildikleriyle iktidar kavgasına giriyorlarsa, İslam Dini'ni anlamamışlar demektir.
2- ''Muhafazakarlık, kendimizi arkasında saklamaya çalıştığımız bir maske oluyor''
Acaba, onun için mi, din ve inanç özgürlüğü diye ortalığı velveleye verenlerin 'İslamlaşalım' demeye yürekleri yetmiyor?.. Allah'ın indirdiği ile değil de Allah'a karşı gelenlerin bindirdiği ile hüküm vermek, onun için mi bu kadar tatlı oluyor?
3- ''...islami siyaset yasak olduğu için...''
Bu cümle üzerine Sayın Bulaç'a sormak gerekir:
a) İslamî siyaset yasak olduğu zaman, zulmî siyaset yapılmasına Allah izin veriyor mu?
b) Müslümanım diyenler, yalanla iktidarı kapmış kişilere karşı, yalanları dizerek karşılık vermeye hak kazanıyorlar mı? O zaman toplumda hak-batıl ayrımı nasıl yapılacak?
4- ''İslami kimlikle haksızlığa dayalı iktidarı paylaşmak mümkün olmadığı için, bizzat müslümanlar tarafından istenmiyor'' (TIMETURK 01.07.2008)
Bulaç'a yine sormak gerekir tabi:
a) İslami kimlikli kişilerin, zulüm iktidarını paylaşma mecburiyetleri var mı?
b) İktidarı paylaşamadıkları için, müslümanım diyenlerin islami kimliği atma zorunluluğu var mı?
İbrahim Faik Bayav (01.07.2008)