Aşk, Ah Aşk
Kırıcı her sözüne karşı sükût ederim
Sevgiliye cân olup kıymeti bilmektir aşk
Hevesimi geçici bahçemi kuru sanma
Gül uğruna dikene teslim de olmaktır aşk
Yolunda tutsak kaldım bitmez mi beklemeler
Nöbet tutanlar gibi uykusuz kalmaktır aşk
Aklımı yitirmedim Mecnûn bilsen de beni
Sahrada yapayalnız dolaşıp gülmektir aşk
Ay bölündü kahrımdan güneş doğmaz ufkuma
Yine kan rengindeki yaşları silmektir aşk
Ayrılığın ateşi üstümü sardığı gün
Deryâ-yı endâmına serince dalmaktır aşk
Korku duymam kaybolsa her zerrem bakışında
Var olmak için dergâhında feyz almaktır aşk
Akarım kaynağından bin bir yöne saçıldım
Gecelere nûrundan ışıklar salmaktır aşk
Derûnum pârelendi şefkatinden yoksunum
Dön! Gönlü yaralıya merhamet kılmaktır aşk
Zincire vurup beni sürseler uzaklara
Boyun da bükenlere inat doğrulmaktır aşk
Yanmaktayım hâlimi sevgiliye iletin
Ateş kapısında inceden süzülmektir aşk
Düz yolu tutamazsam sarhoş sanmayın elbet
Bir yudum şerbetinden içip dağılmaktır aşk
Mahfiyi aşk yolundan şer yoluna saptırma
El pençe divân durup yâre eğilmektir aşk
02.10.2011 Almanya, Mahfi