Başıbozuk Şiir
Karşıdaki dağın arkasındaki kırmızı derenin mavi ışıklarının morarmış kırıntıları semanın dağa yakın kısımlarında göründü.
Kaldırım taşları ufuktan koşup gelen güneşin gülen parçalarını yaladı, yuttu.
sokak kedisi bir adamın paçasına sürtündü. Sevgi umdu. Tekmeyi yedi.
Hızlı ve telaşlı yürüyen adamın yel sesi sessizliği bozdu
Armut ağacındaki ökse otu acıttı. Dalın gözyaşları yere damladı.
bir horoz öttü yandaki evin pardasında
tok bir köpek sesi geldi uzak mahalleden.
Bülbül güle âşıkmış da, gül naz ediyormuş.
Bülbül ?vallahi bu sevdada yoktur benim günahım.
ben gül bahçesinde hiç ötmedim.
o ?ül ?ül kafiyecisi, yalancıların iftirası' demiş ve eklemiş
Zülfü siyahmış, kaşı hilal, boyu fidan,
beli ince imiş sevgilisinin doğuştan kör şairin.
orman kenarında Gelecekçi bir medved,
olanca gücüyle'Olanca Gücümle'yi okumuş fütürist şair Mayakovskiden.
Bazı böyük ustalar pek sevmiş bu tarzı ve öyle yazmış
Namaz kıldırırken hocanın sarığı düşmüş.
hoca bir hamlede alıp koymuş başına, amel-i kesir değil demiş.
Alçaktan uçan ördek sürüsünden bir gri tüy düşmüş,
halkalar oluşmuş
Sonra şap diye bir ses duyulmuş, dalgalanmış deniz
Doyamadım sefasına dünyanın,
and olsun ki ben de bilmiyorum kim güder sığırını
bu günlerde Konya'nın.şarkısı geldi kulaklarıma.
Mavisiz ışımaların güneyinde noktalamasız yazdıysa başıbozuk şiiri
Ve şiiri katletti ise bu Mehmet; şiire rahmet olsun;
senin de başın sağ olsun şair arkadaşım.
Anneler günün kutlu olsun babaanneciğim.
Ben annemin, ikimiz de senin ellerinden öpüyoruz
İzmir 205