Ben Seni Dumanınla Sevmiştim
Bu yol nereye gidiyor baba?
Kaç nefeste çözülür aşkın denklemi?
Bozulur bana açtığın tüm dikensiz yollar,
Üstünde yürüyecek yürekli insan kalmadığında.
Hafızan yetmez belki ilerde beni hatırlamaya,
Titreyen ellerini dolarsın boynuma,
Nefesin sigara izmaritleriyle kokmaz be baba!
Ben seni dumanınla sevmiştim,
İlaç küpürleri sevdirmez seni bana.
Ben seni otoriteni güçlü kılan emirlerinle sevmiştim,
Acizliğin merhem olmaz yarama!
Bu yol nereye gidiyor baba?
Hangi bahar indirir hain öfkeni kumsallara?
Üstümü örtemezsin yatağa teslim olduğunda.
Enselerim titremez ellerini hissettiğimde.
O cazgır küfürlerini bile özler insan,
Sayıkladığın isimler dudağına konduğunda.
Annem sevmez belki sonra seni be baba,
Gizli gizli yaş akıtır sensiz karanlık odalarda.
Gözyaşı dökmemeyi sen öğretmiştin bana,
Gülerken ağlamayı seninle bildim be baba.
Bu yol nereye gidiyor baba?
Zaten hiç anlamadım seni yıllar sonra bile.
Ne diye değer verirsin ki toprağında biten fidana?
Ben tutarsız eleştirilerini bile özledim be baba,
Zamanında sıkılmıştım bu darbelerinden oysa.
Şimdi gelirim yanına,
Dillendirirsin o çok bildiğim anılarını...
Bir abi, bir kardeş gibi,
Ben kokunu alamayınca eski seni özlerim be baba,
Yatağın sıcak kokusu duman kokusunu özletir bana.
Sevdiğim kızı getiririm, tanımazsın ki beni ama!
O dört eşim olsun diyen çocuktum dilinde oysa,
Şimdi bunları hatırlayamazsın ki be baba!
Bu yol nereye gidiyor baba?
Sen öyle gülen gözlerle baktıkça,
Ben kokuna yakın olsam da hasretmişim be baba!
Kapı eşiği kabusu girdi kanıma,
Bir ömür olmasa da ruhun beni unutuncaya dek!
Sen gizlice sigara izmaritleri tüttür be baba.
İlaç küpürleri sevdirmez seni bana,
Sen gülüşlerini bezendir ruhuma...
Şimdi bakıyorum da burdan sana,
Ne gam yüklü bir çınar gölgeymiş ruhuma!
Hissetmediğin kadar yakın olacağım bir gün kokuna,
Ölümün soğuk nefesi ensemizde oldukça,
Senden yadigar tekne kazıntısı kalacağım bu dünyada...
Toprak
8.12.2009