Bir Mezur Daha
MA
penceremin önünde uçuşan cümlelere
uzatmaya kalksam elimi
balık misali
kayıyor dilimin ucundan derin bir ah
başlıyor terennüm ve o doyumsuz segah
introda
sibemol keman nağmeleri
kanatlanıyor kuyruklu pianomun tuşlarına
dökülüyor kıyamet senfonisi yaprak yaprak
si
re
fa
si re fa
unutup da siyah kürklü kadını
tren garında
fondiplemeli kadehleri ince belinden
yas tutmalı
ya da bırakmalıydım
topuğunda bir buse
zula etmeden portedeki anahtarı
paspasın altına
koda yok senyo yok
siyah yok beyaz yok
ve en önemlisi yokuz
dokuz kez yazdığım bu şarkıda
mırıldanırım finalde fade out
si- re- fa
si- re- fa
sensizliğe bir adım, bir mezur daha...
Vaha
MA
View ProfileMuzaffer Akın@samuray