Bir Ömrün Buharlaşan Nefesi/Şalamar
şalamar: kıyısına devrilen kelime
vakitsiz sevgi
orada yaşatıldın, gölge sindi; bir bir yıkıldı hevesin
sökülen can sende kalsın ama bundan bir gökkuşağı olur sanma.
ağlaşan yanlarınla kavuştur uçurumları.
bu seni bir aşka mızraklasın; hep sancılı ama hiç bitmeyecek olsun.
sesin gibi içkin ve haşarı diğer taraftan gözlerin kadar yaşlı ama ummansız.
anlarsın, zaman da öldürür kendini
baharı bekler karanlıklarında hapsolan kelebek, elbette sana doğru,
seninle benim aramda bir ayaz şafak hep bir uzaklık yası.
dilersen sonra olsun deyip çerçevesinden çıkarıyorsun hayatı
kan ile yazıldıkça apansızın siliniyorsun
korkunla hep muğlaksın, tütün gibi dumanlı, bir ışık kadar kırılgan.
hazırsın gece suskun bir çığlık olmaya. hiçbir düş kaybetmesin kalbinde dolaşan
rüzgarların esintisini.
yalnızlığını sev sokul ona seni kaderin pençesinde yıldızlar çözsün
her şey değişebilir sen yine de kucakla dünyayı. üzüntülerini serdin
sevinçlerini de ser.
duldalarında saklandığın ardışık acın ve senin yakılan güneşin, bir ömrün buharlaşan
nefesi kaybolmuşluğuna sular dolar, bulutlardan bir ıslanmışlık yağmurlar söylüyor sen dinliyorsun
terk edişler gibi tekrarla gençliğini, bir kurşun gibi uzaklaş yalanlardan. ancak o vakit
mutlu olursun.