Bozuk Şiir
"Evet karşılıklı birbirimizin yüzüne bakmaya çalışıyorduk, yüzüne bakma ve çalışma, oysa oradaydın...bakmaya çalışıyorduk!
ne ACI"
Bu durumlarda şiir bozulmalı
çeşme
ağlayan
testiler dolunca
ne çok
ağıtların
bölük-pörçük
gerçek kırılınca
ne çok
elin var
ellemeyen
dokunmamalı
yaşamın bastıran bakışına
ne çok kanımız var
akmayan
rüyalarım
yaşamın durağı
ne çok ellerin var
oynayan
acılarım
çoğulsun
onmayan
"intiharlarla birbirimizin yüzüne, gözüne baktık!
Anlamsızca..."
***
"Üstüste sana okadar, seni seviyorum dedim ki...
Kendimi inandırıyorum sanki
Sen de demişindir mutlaka, ve mutlaka ticari düşünmüşündür."
Şiir yardım koludur, bozmalı...
yaşamıyoruz
yuvarlanarak
kapalı kulakları
sözlerimin ellerine
umutsuzluğum
gök bile ağladı
sağalmadı
adım
ölümlere aktım
ağlamadı
adım
yok
tuttu çekti
anılarım
***
"Mutluluk gibi acı da yoktur sevgili, alıp yüzüne süreyim. Ençok doğurana dönüp küllerimi savurmak istiyorum: Aklın yeterliliği işte...o kadar."
Şiiri yarıştırıyorlar, vurmalı...
neler söylenmedi ki
batıp çıkan yollar
ayaklarım dalda
ağaçta kar
sağır mıydı
benim kadar
anlaşılan ben işitmedim
söylediklerimi
***
"kokuları ayırt ediyordum, bunu yazmamak istedim. sanki bunu bilince, sana oyun oynuyor gibi düşündüm kendimi"
ama yine de şiiri bozmalı
uzamlı zaman
söz
aklın benden geçmesin
aklın senden ya
benden geçmesin
amuda kalkan düşünce
ağıtlarım sende de
aklım nerde
şiir bozumu ömrüm
geçmeyen
"karabatakların yanından güneşe doğru yürüyordum, aklıma geleni sonra yazdım"
seni seviyorum
acı
diye dedim bunu...