Bulutlar Anlatıyor
Bulutlara bakıyorduk beraber,
Bizden öteye gidinceye kadar,
Yarım kalmış hikâyeleri anlatıyorlardı.
Kederleri, hüzünleri üfürüyorlardı,
İçlerini döküyorlardı üzerimize.
O sırada bir nefes yanımda,
Ellerin ellerimle bir düğüm.
Toprağın kokusu bürümüş her yanımızı,
Geziniyor tenin tenimde,
Islak saçların yanaklarına yapışmış.
Bulutlar içlerini dökerken bize,
Ben de hikâyemi anlatıyorum sana.
Sen de kulaklarını bana vermiş dinliyorsun,
Coşkun coşkun işliyorum yüreğine,
Rüzgârda savruluyoruz, ben yine de devam ediyorum.
Her defasında dejavu yaşıyorum,
Hikâyemizi kadehlerde yudumluyorum.
Sevgimizle siliyorum mayhoş, nemli dudaklarımı,
Masamdaki mum ağlarken başımı alıp gidiyorum,
Dolanıyorum yağmurlu, hüzünlü bulutların arasında.
Sen yokken, sadece kendilerine anlatıyorlar hikâyeleri, belki de hikâyemizi
Sen varken ancak biz oluyoruz; yaşıyoruz öylece, nefes nefese.
Kurumuş boğazlarla ıslak dudaklar,
Bir olmakta tereddüt etmeden,
Anı özümsüyoruz, aşkı tenimize dokuyoruz.