Can'a Gerek Olmasa...!
Ömür törpüsünde iç ederken yarınları
Şehrin içinde sokaklarımı da yaktım.
Bir ay ışığı sızısı
Bir Nil uzunluğunda yalnızlık gölgesi
Yırtık bir ihram bezi
Ve kış sevmelerinin şiddetli ayazında
Kar yanığı esmer bir sevgi
İz bırakmaya hazır mısralarıma....
Ben göğün göz'ü kör kısmında,
Görmeyen bir Ama'yım.
Mısır'da bir kesikbaş Firavunum var
Zayende'de yıkanmışlığım
Ardınsıra ölüm doğuran Azrail olmuşum
Şeytan gülü dolu heybemle yola koyulmuşum.
Kudüs suskunluğumdan tanır beni!
Yusuf adım,dipsiz kuyuları doğuranım
Sevdalarım kırık parmağımda
Ayrılıklarım avuçlarımda sıkışır
/.../
Süz demiştim kadın,süzül
Süzül de,kanatların çarpmasa..
Bir renk daha kaybolurken çığlıklarımda
Yüzü peçeli Fırat'ta boğuldum
Sahipsiz coğrafyaların enlemine girmişken
Anılmışken adım kimsesizliğin yazılmamış alfabesinde
Ve karaya vurulmuş
Acemi bir düş'le çarparken kıyıya
/.../
Kurtar dedim kadın,kurtar
Kurtar da,kan'a ihtiyacın olmasa..
Şimdi süzülerek kan akıt ay dolu avuçlarıma
Akıt kadın,akıt
Akıt da,
Can'a gerek olmasa..!