Dokunmayın Gözyaşlarıma
kimi gittiğini sanır kimi unuttuğunu
yalınayak yaşamışız oysa cam kırığı sevdalarımızı
kederin o derin yalnızlığında s/onsuzluğa büyüyor zaman
yüreğimi durmadan sızlatan bir kurşun lekesi senden geriye kalan
ve eylül hüznünde ıslak renkti gözlerim
sen gidişinle yıkınca bu şehri
şiirin acı çocuğuyum gayrı
uzattım ellerimi
yoktular
serçe kadar yüreğime namlu uzatıp
beni vurdular anne
vurdular
kanattılar kalbimi
kan sıçratıp kirlettiler akşamlarımı
gece bitip gece başlıyor artık her şey
aklımda kalan son gülüşün içimi acıtıyor
giderayak kendine ağlıyor b/ağrımda zaman
siyah bir hüzün ağacıdır sırtımı yasladığım
bir şeyler senin olmalı
sana ait
yoksa yaşamak neye yarar
dualarım ay ışığını içerken sessizce
bir yaprak daha kopuyor dalından
anne canımı çok yakıyorlar
gururuma saplanan bıçaktır yalnızlığım
üzülme ey içim
de ki karanlık hep kalmaz ya
şafakta söker elbet
hiç bırakmadı seni yüreğim
sanma unutulur yaşanmış o güzel günler
bil ki unuttuğum gün kalbim ölümle kilitlenir
kitabım inancım ve ekmeğim kadar kutsalsın
susma ey içim
de ki incitipte ardına bile bakmadan gidenler utansın
gün gelir
bizde dolaşırız sokaklarda taze akan kan gibi elbet
bir tomurcuk oluruz belki de ağacında
başka bir gelecek bahara
ya da tebessüm oluruz bir bebeğin gülen suratında
şimdilik
ne olur dokunmayın gözyaşlarıma
dokunmayın
ne olur
09.02.2013
Eskişehir.