Dokunmayın Yarama
Gölgenize kurbanım; ey mücella, ak atlar!
Buhranım var, bugün de kırıldı pak kanatlar
Göğü hüsrana boğar gerideki hayatlar;
Geçmez boğazdan aşım, dokunmayın yarama
Her biri nar tanesi gibi minicik eller
Asumandan yağdırır mı Rahman; taştan seller?
Paramparça oldu şu bağımdaki emeller
Kazıldı mezar taşım, dokunmayın yarama
Pürüzlü bir uğultu yayılır gecelere
Çare bulun sımsıkı gerilen hecelere
Haber uçurun aslan duruşlu ecelere
Bayrağa düştü yaşım, dukunmayın yarama
Zalimlerin zulmü, kan, şüheda ve bombalar...
Altın bakışlı elmas validemi yaralar
Paramparça uzuvlar; işte, şahidim onlar!
Görüyordur nakkaşım, dokunmayın yarama
Ben de şehadet içen masumlardan olayım
Su olup da kuruyan gönüllere dolayım
Can yakan dikenleri ellerimle yolayım;
Düşerse düşsün başım, dokunmayın yarama