Dünyamdaki Kıyametimsin....!
Bu şiir kan damlayan kalemimden akmıştır..
Bütün okuyuculara ziyade olsun...
Çıplak tınıların duvarlarımda
Yalnızlık ağıtlarını giydiği zamanlardı
Bir ölüm gösterisine daha
Hazırlanıyordu gölgem
Balkonlar iç karartan mevsimleri asarken
Yediveren çiçeklerine
Suistimale uğramış takvimlere
Kırık dökük saatlere
Cinsi bozuk ümitlere
Teslim ediyordum kimliğimi..
Sen ise
Tahsilini yarıda kesen bir gökyüzüydün
Okusan ne beter gökkuşağı olurdun
Bütün aşıklar cemiyeti
Anlatır dururdu...!
Gidişinde ki askeri düzenine
Ağlamalarımı teslim etsem de
Varlığım içinde taşıdığın ulusun
Varlığına armağan olsun...
Biliyorsun bu masumluğunun
Arkasında en çok da tutku
Gününü gün eden güneşe
Duyulan kıskançlık
Akreple yelkovana bin yıllık sitem
Ruhunun bozkırlarında
Şaha kalkmış onca arzu
Adı henüz konulamamış
Sayısızca his var
Var oğlu var..
Her şiirimin intihar eylemine dönüşmesi
Biraz da yalanlarının hikmeti
Gözlerine sinen ihanetin kokusundan
Kirpiklerindeki kuru ıslaklığın
Azametinden sual olunmaz..
Gel gör ki nice veda hutbesi
Okunmuş bakışlarında
O ince kursağına ne haramlar giydirilmiş
Sana sevdam biraz da
Kaderimin ruhuma nisan şakası
Bu acıdaki sır başka türlü anlatılmaz!
Rengi hüzne karışmış toprak
Hâlâ icabet bekliyor bizden
Farkında mısın
Epey geciktik ölüme..
Ah be sevgili
Kalabalığını beklerken;
Senden kalan ıssızlık bile
Kabuğuna çekildi!