Düşünce Sarhoşluğu
Rüzgarın ıslığında duydum sanki sesini
Esrarengiz gözleri yüzümde üşüyordu
Küçük bedenini ve sımsıcak nefesini
Sahilden bir çift martı fikrime taşıyordu
Diline gem vurulmuş lal gibi sevdalarda
Mim çekilmiş gözüne karanlık odalarda
Kirli sırlarla dolu buğulu aynalarda,
Günahın ayazında bir çocuk yaşıyordu
Zamanda törpülenen sarhoş düşüncelerin
Hüzün iplikleriyle örülmüş gecelerin
Çözüldükçe zorlaşan garip bilmecelerin
Emzirdiği çocuktu beynimde yaşıyordu
Nasır bağlamış ruhu,gözleri kara boncuk
Sancılı kederlerin soldurduğu tomurcuk
Suda kağıt hayatlar yüzdürüyordu çocuk
Sonra bilmediği bir meçhule koşuyordu
Doğruldum yatağımda tan yeri ağarırken
Kara cübbeli gece güneşi doğururken
Deniz beni uzaktan yanına çağırırken
Aynalardan odama bir gölge düşüyordu
Köpüklü dalgaları oturup seyre daldım
Güneşin ilk ışığı suları okşuyordu
Akasya dallarından bir avuç neş'e çaldım
Yorgun gece nihayet güne kavuşuyordu