Ey Aziz Aşk
ezelde yaratılmış ebedî
her ruha kodlanan his
mümkünü mümkünsüz sır
inkârsız inkârsın
hem zan'sın hem de var
kâinatta tek mizan
en hakikî hakikat
en muhteşem yalansın
ne, neden, nasıl ile
muallak her sualin
evet, hayır, çünkü, belki
tarifsiz tarifi, cevapsız cevapsın
şekillendiremediğimiz şekil
manalandıramadığımız mana
sonuçlandıramadığımız dava
hem maraz, hem ilaçsın
karıncanın cüsseden büyük yükü
bağanın yarıştığı yol
kartalın koruduğu serçe
ahunun parçaladığı kaplansın
çelikten kozayı delen kelebek
bebek dudağında nakıyy gülümseme
ipek kadar zarif ve ince
mevcudatta ayarsın
dervişin dilinde hâl
şairin parmağında sihir
ressamın fırçasında ahenk
ozanın gönül mızrabıyla çaldığı sazsın
çölde bir avuç bengisu
irem kokulu rüzgâr
suyun söndüremediği ateş
buz içindeki nar-ı beyzasın
iki kirpik arası yakalanan an
ürkekçe tutulan elde titreyiş
tende gezinen dildeki haz
çift kişilik ilahî bir danssın
kalbi besleyen taam
ruhun aldığı nefes
vazgeçilmez arayış
af beklenmeyen ceza
benin içindeki ben
can içre cansın
her gönlün gizli niyazı
bir ömür yaşansan da doyulamayan
ilmini öğrenmeye zaman yeter mi
ey aziz aşk sen ki
üç harfle ulaşılan kâmil sanat
tek heceyle yazılan külliyatsın