Eylül Güneşinde Kalan Ayrılık
dilerim..
şiir sevmeyen mutsuz azınlığın/teğet geçer gönlüne..
kuşluk sessizliğinde sızı/verir gözlerine
susa durmaz dilleri
güz ağrısı sevdiğime
okurlar şiirleri..
tutkusunun t/aşkın selinde;
rötuşsuz anılarla saklı solgun resimleri
kopya kopya içine çekti girdapferi gözleri..
inziva hücresine dolan ezinç yağmurun
duyuldu ruhunu yırtan şıvgın sesleri..
vaveylaya sığındı nefesinin izleri..
güz çağıran tümcelerle derildi
günlüğünün kıpkırmızı gizleri..
ilhamlar görmüştü,
kin tutmayan özümde,derinleri..
sevdanın menziline sürüldü kasvetin zul lekesi
ruhuma yanmış mumlar dikti ayrılığın menşesi..
fikrimin mağrur gelinciği küsmüş incecik dalına
koşuyor,örselenmiş bilincin intihar salıncağına
hüsran teamülüne girmiş ölü aşkların silüeti
öpüyor özlem kesiğinden/ödetiyor diyeti..
mısraı tamir kaygısı yazdırmıyor mahşeri
umarsız bekleyişin elemiyle,tutuşuyor günyeli..
hicranın demiyle büyüyen kan çiçeklerinin;
sensiz vakitlerin hayal yastığına dökülen saçları
eylül'de kalan güneş'inin kızılca buğusuyla,
sarıyor benliğimi...
ayrılığı muştulayan esinler/şimdi terkettiler..
yaşamak isterdim kurgularımı
güzeldir hüzün..ağırlarıyla
şartları ne olursa/..ayrılığın..
sevdiğimi..?
sevildim mi.?
ayrılık olsaydı adı..
kavuşma ihtimali; sevda kitabının ayraçı
şiirlerin baş tacı..düşlerime tatlı bir sancı/..olur,
burukluğunu yeşertirdi yüreğim..
hissettirirdi insanlığımı/
her daim mağlubiyetim..
ama...
yok öyle biri..
ne hayal ne bir varlık..
şekilsiz değerlerde
yokluğuma satılık..
herkese,izsiz ve sessiz/biçtiği rolü okuyordu hayat..
benimse
kutsal dediğim eylemim..
arafın boşluğuna bakmak..
tasvirsiz duyguların,
linç halini yaşamak...