Eyvallah
This poem was selected as the poem of the day on 18.05.2020.
Olağan zahirliğe vurulur artık
Hiçbir yola bekçi olmayan zaman
Manidar sokaklarda aldığın
Uzakları fısıldar âcizliğimize
Çıkmazların ortasında karanlık çöker
Kendi hirâsına çekilmiş kameri görürsün
Birden karıncalı hatırımıza düşen
Payidar izlerin nefesimize dayandığı
Yağız nameli o yâr olur
Toprağa susamış
Liseli bir yağmurun şiirselliğinde
Odamızda tütsülenen bahar çıkagelir
Gidersin!
Haberci kuşlardan duyduğuma göre
Selâmsız vedâlarını gönlüne resmediyormuş
Senli Picasso'lar
Ayrılık yanına muvaffak olmam
Nazım'ın hüznünü anlatan çay bahçelerinde Yokluğun feriştahını ânmamla başladı
Biraz da kısık ateşte
Demliyorum yarınları
Furuğ'un gözlerinden öpüyorum
Furuğ'un gözlerinden öptüğümden
Yine gidersin!
Korkutucu sessizliğin esmeyen kıyametinde
Burcu burcu kıyılan yaralarımızda
Kalbi durmuş yeryüzü gibiyiz
Sonlar toparlıyordur belki bizi
Periyodik olarak tümevarıyoruzdur
Âh nûru gülümseten saçların
Denizsiz şehirlere deniz olduğun
Olmayışların da sevilir
Bir gün tekrar buluşacağız sevgilim
Hikâyemizi büyüten o elvedâlarından birini Görebilmem için!