Gelsen Ne Gelmesen Ne
Sen ki çöl ortasında, serap misali akan
Berrak bir sulu çeşme, olsan ne olmasan ne.
Benden gayrı cümlenin, kabından taşar iken
Su olup da testime, dolsan ne dolmasan ne.
Okuyup ezber ettim, yar bildiğim adını
Bal diye sundun bana, zehir olan tadını
Yerle, gök birleşse de, unutmam tokadını
Yalan yere yüzüme, gülsen ne gülmesen ne.
Gönül gel gayrı boşa, bekleme hiç nafile
Sen sanma ki arkadaş, kurt gezer kuzu ile
Ben kendime çok yazık, etmişim bile bile
Sen benim kıymetimi, bilsen ne bilmesen ne.
Kapkara bir toprağa, umudumu ekeyim
Gözümden düşen yaşı, su yerine dökeyim
Ben ki kadere teslim, bir kurbanlık tekeyim
Kör bıçağı boynuma, çalsan ne çalmasan ne.
Saç kılından incedir, sırat köprüsü yolu
Üçyüz altmış beş imiş, ince selvinin dalı
Ahret günü hesaba, çekilir Tanrı kulu
Sen orada Mevlandan, bulsan ne bulmasan ne.
Ömür dediğin hayat, tuz gibi suda erir
Her eşya kendisinin, bil ki hükmünü verir
Toprağa giren canlı, gün gelir mutlak çürür
Ölünce mezarıma, gelsen ne gelmesen ne...