Gri Kent Yalnızlığı
-1-
pencerelere çökünce gece
yaşamın tenlere giydirdiği
yorgunluk
bozkır kuraklıklarında kaybolunca düşler
susardık
şehir sessiz
yok çay kokusu
gökyüzü korkunç yalnız
kalmamış uçurtma izi
-2-
gözlerde eski uygarlık kalıntıları
eksiltilen yanlarımızla yaşlanıyoruz
karanlık bakışlarımızdan
güneş koşar adım uzaklaşıyor
kimsesizliğimizin sessizliğinde kayıyor yıldızlar
üstümüzde ömür lekeleri
alınlardaki kiri temizleyemez ay bile
yılların hiçbirşeyliği
okyanusların esrarında
avuç içleri sızlayan kağıttan gemileriz
düne ağlar direklerimiz
kendi ömrüne tutsak korsanlar
albümler dolusu kullanılmış yalnızlıklar
kalbin kazıntılarından yazılıyor şiirler
uzaklara bakan kelimeler yanan dağlardan geliyor
yürekteki kayayı eritecek
sonu arıyoruz
çöldeki ormanı
-3-
biliyorum yatağının baktığı tavan karanlık
pencerenden süzülen ışık soluk
gri bir kent sana bakıyor
pencerene nefesimi bıraktım
belki adımı yazarsın
bir şiir attım yere
içinde sevgi yanması
bir ses
adını fısıldıyor
al içeri