Kar Düşer Gözyaşıma
Sabahların mahrem serinliğin de
Buğusunda taze ekmeğin
Ve ilk kanat çırpışında serçelerin
Ve kavgam onurum günün üstünde
Üstünde nefesimin
Baş eğmediğim yüzümün akı sevdam
El pençe etmediğim
Dimdik göz kırpmadan ölümlere gittiğim
Sular gibi akmışız göze göz dişe diş
Ne başı duman dağlara ne özü yanmış türkülere
Ne çağıldayan ırmaklara
Ne de
Yağmurdan önce çatlayan toprağa
Sığmamış içim
İnsan oluşumuzun terini kurutmadan
Mazluma el uzatmayı unutmadan
Diken diken kanayıp kendi içimize
Canımızı atmışız bir bakışa yanmışız oyyy
Hicran düşmüşüm oyyy hasretim
Öpüşürken kuytuda gölgeler
Ne zormuş ağlayamamak oyyy ben öleydim
Sesimde hala kuşku gözlerimde veda
Sen misin nefesimden dökülen
Sen misin yani desipte ciğerlerimden sökülen
Yani boğazıma duran her lokmada
Acıyla mı beslenir zehir zemberek sevilmeyen
Hayat kavgam dişimle tırnağımla
Kimselere eyvallah etmediğim
Tuzlu gözyaşımıza sardığımız acımız
Üstümüze inen akşam üzerlerinde
Sızım sızım sızlar sevda yaramız
İki büklüm
Doğan her sensiz gün
Bilenmiş bıçak yüzü deştikçe deşer can evimi
Bir tek bu yıkar çaresizce beni
Ay şafağı kar düşer efkârına
Üşümekse mesele seni ayazımsın avazımsın
Düşmüş içime çoktan çığın
Bir ben miyim sahipsiz bir başına
Gam yemem hani sırtımdan vursalar da
Hani dem düşer ya acıya
Sızısında sevmek sancısı
Gölgelenir vuslat
İste o zaman
Ne zordur ağlayamamak