Kibrit Çöpü Ellerin
Aklım kesmiyor artık sevdaya inanmamış yürekleri.
Sevinç çığlıklarını konduramıyorum hislerime.
Ellerim her çizgisinde alev almış bir yangın yeri,
Ellerin parmak uçlarımda kibrit çöpü gibi.
Kimi kimsesi olmayan umudum,
yaz günü saçlarıma düşmüş bir kar tanesi..
Çiçekler açar sen bu yollardan geçince.
Yağmur yağar sokaklara,
şehrin öğlen uykusuna yattığı vakitte..
Kaçışlarım hep karanlık.
Suskunluğum, içime taşan görkemli bir şelale.
Yalnızlara kalabalık yaptıran gürültüler,
Kalabalıklara yalnız kalan sessizlikler var bende.
İçimde denizler var sana göstermek istediğim;
Ekmek savaşına giren martılar,
Sahilde kayalarla dans eden dalgalar..
İçimde yorgunluğum var peşinde sürüklendiğim.
Güneşli sabahların gölgesi vuruyor yüzüne.
Gülüşün bir yüze yakışacak kadar derin,
yakışacak kadar ince..
Sanki söylesem sızlayacak bir yara bende adın.
Duruşun, banklara kıvrılmış uyuyan evsiz bir kadın.
Ruhumu incelten ney dinletisi gibi sesindeki kalınlığın.
Kalbim ise uçurtma niyetinde,
ellerinde çocukların.