Mengene
Sabahın kuşları
Iskalamışken akşamın ıslıklarını,
Paçalarım kadar ıslak kalmış hatırladıklarım;
Kurtulamadıklarım:
Bir çift göz,
Bir iki parmak
Ki ucu avucumun içinde kalmış.
Biraz nefes, üç beş saniye
Ki yıllar gibi
Damağımın altından sarkmış.
Gülümseyen, somurtan suratlar
Hepsi sol üst cebimin içinde kalmış.
Böyle gizleyerek yazmak,
Kaş ile göz hizasında
Sevişmek gibi;
Gıcırdayan bir yatakta,
Yahut sallanan bir sandalda,
Belki yıldızların yanında.
Ki ne zaman sandal çizmeye kalkışsam bir kağıda,
Erik boyu çekirdekleri olan bir karpuz dilimi çıkıyor ortaya.
Penguen kılıklı martılarım gibi.
Hep çizmeye olan inançsızlığımdan sebep bu maruzatım.
Hâlbuki iki kareyi ucundan tutturup,
Araya çektiğim çizgilerle ortaya çıkan,
Üç boyutlu küp şekli ne de heyecanlandırmıştı beni bir zamanlar;
Saçları omzundan dökülen sarışın kıza aşık olduğum zamanlar.
Yok yine efkârlanmayacağım merak etme,
Aklıma geldi sadece.
Sâhi, bir aklım vardı benim,
Delirmenin insanlık hâli olacağı zamana kadar bekletmeliyim aklımı,
Deliliğin içinde.
Bak düğüm düğüm oldu içim yine,
Hay kör mengene!
22.02/23.02.2012
Sütlüce-Üsküdar