Mühürlü Nağmeler
Yanık yüzlü hüzünler şiir giyinir en çok
yalnızlığın kırık kadehinde...
Mavisi dolgun bir okyanusun ağzında
mayalanır umudun bakir çığlığı
kan revan içinde akar z/amansızlıklar...
Ömrümün kırgın kentlerinde
ağlak kaldırımlar
kahır taşır
dilsiz sokaklara
çaresizliğin ölümü işlenir göğün kapısına
ve kasvetli düşlerim değer mistik kıyılara
ıssız gölgeler sefere çıkar
kanatılmış toprakların üryan yağmurlarında
kırgın gök
yıldız eker
su(ç)suz gözlerim ağlar
tutsak bir ezgi fısıldar
güneşe vurgun ceylanlar
yeşil zümrüt nefeslerinde
darağacına asılır bülbül kafesinde veballer
ve talan olur tek gözlü karanlık...
Babil'in asma bahçelerinde asılı sözler
saçlarımda takvim artığı gri rüzgar öpüşleri
savurur gülüşlerini
kırmızı topuklu yalan
kelebek kanatlı düşler gezgin
sırdaş ellerin ovalarında
ucube bir kül savrulur
parmakları fesat
tırnakları fitne
tükürür leke
ah doğar yedinci göğün kalbine
dehlizlerde çırpınan
gecenin tınısında
huzurun uslu duruşu
sağ yanım limon çiçekleri
sol yanım ıhlamur esintisi
yıldızlara sevdalanan yusufcuğun
utangaç yanı
sallar ulu bir s/öğütün döşünden
beyaz tohumları
yaralı yarasız
destan sevdalara
gökkuşağı salıncağında sallanır
içimde saklı yaramaz çocukluğum
nefesim dua solur
üflerken ayet
aynası kırık ruhların sırrında
karanlığın sabaha yüzü
kutsanır
ve dirilir toprak
ekmek arası suyun sözlerine
gözlerime sığınan umudu
deme vurur ruhum
duvağına leke değmemiş gelin misali
şiirler büyütür portakal kokusunda
kalemim...
bana biraz huzur...
kalbimde kül rengi
mühürlü nağmeler...