Prometheus'un Hırsızlığı
Yükseklere düşmüş sana ulaşma umudum
Yaklaşmak zor
Çıplak ayak tırmanış yokuşları zihinlerde
Adım atsam sensizlik
Ve geri dönsem terk-i diyar sarmalar ruhumu
Kanattın işte yaralarımı
Oldu mu...
Yasaklanmış gözlerinde göz gezdirmelerim
Nefes almak haram
Ve yaşlar durdurulmuş sonsuz süreli
İsteyen ölmekte serbest
Ve isteyen aşkını yıllarca taşıyabilir
Karşılık beklemek ahmaklık
Vazgeçmek adamlıktan dönmek
Artık harammış aşk uğruna ölmek...
Toprak altında nefessiz uyumak şimdi tesellim
Kolaya kaçmak paklar artık yorgunluğumu
Suskunluğum büyür içimde
Ben inatla küçülür
Bedenim bir ölüm telaşı bekler
Ve hislerim soğukluğunu özler..
Yaratılmışlık acizliği kanıksanmış yüreğimde
İsyana teşvik edilmişlik taşır gözlerim
Günaha zorlanmış bir pişmanlık gibi
Bile bile ateşe yürüyen bir yiğitlik dolaşır kanımda
Ki sen en ufak bir nebzesini tatmazken acının
Ben prometheus'un hırsızlığında büyütmüşüm yangınlarımı
Ve sen doğruladın hep yalan sandıklarımı...
Şimdi ayırdım bir kenara en zor sahnelerini hayatın
Kolayları sana bıraktım
Ben taşımayı bilirim acı safsatalarını
Sol yanımdaki toplar damarları söktüm attım yerinden
Artık aşk için yer yok bedenimde
İçtiğim son meyin tadı da dudaklarımda
Ki bir daha da ayılmam
Ve sen zor kadın...
Bende pek kolay sayılmam...