Sallanan Perde
Her yazdığımda gözlerini,
Hayatın anlamsızlaştırdığı çocukluğu,
Dudak büken sitemleri,
Boğazımı acıtan yokluğu...
Uçurtma uçurtmayan düşleri,
Kaybolmuş yalnız sabahları,
Geride kalma korkusunu,
Sevilmemeyi...
Biliyorum.
Kaybettiğim her şeyim.
Yaşanan hergün
Her yağmur sesi uyandıran
Ve o dinç koku
Kalk yaşa diyen
Ne soğuk ne davetkar o ses!
Söylemek istediklerimi sustum
Yüzündeki ifadeye...
Duymalıydın ışıklardan akıp giden
Yolcunun sesini
Durdurmalıydın...
Kalmadık mı?
Sizin eviniz
O yokuşun başı
Çok yorularak geldiğim.
Çok üzülerek döndüğüm.
Çocuk sesleri mahalleden gelen
Annenin türküleri
Senin ışıklı penceren...
Rüzgarda savrulan perdeler...
Fısıldaşıyor hafızamda
Suladığın çiçekler...
Gittin mi?
Gitme!
Ben ellerini yıkarım
Zaman denen o katilin.
Bütün esintili sokaklardan
Yasemin kokusunu toplarım.
İlkyazlara gelinlik giydiririm.
Yarım bıraktıklarına ağıtlar yakarım.
Ellerini öperim bayramların...
Hırsızdı ama güzeldi umut
Unutmam
Ceviz ağacını
Gölgeli yolu
Güneşli günleri...
Sen gitme!
Çayım demlenmez
Gözlerim kısılmaz güneşte...
Sen gitme
Ölüm soğuk
Ölüm sonsuz...
Gitme!