Sevdamı Büyütüyorum Hayata İnat
Bir sır gibi saklarım sevgimi mazimde.
Bir çocuk gibi bakar, büyütürüm onu sessizce.
Ellerden uzak, senden ırak,
Ve kimsesizce...
Her an, adını taşır öksüz sevdam.
Seni anlatırım ve seni bekleriz her zaman.
Şimdi soruyoruz da kendimize durmadan;
Ne seninle yaşanacak hatıraların hayali çürüttü bizi,
Ne de senden geriye hatırlanan.
Ne kuruttuysa benliğimizi,
Aldatıldık insanlar tarafından.
Hiç sorma bizi...
Zaman düşman...
Hırçın yürek talan...
Bir sırdır şimdi senden bana kalan.
Korur, büyütürüm gizlice kimseye sormadan.
Ve gün gelir o ellerimle büyüttüğüm sevdam
Sorar bana seni an be an...
Ne cevap verebilirim sevdama,
Ne de yüzüne bakabilirim.
'Hayat' derim ona sadece, "Hayat"...
Ve seni kaygıyla anlatırım.
'O bıraktı bizi, ben bırakmadım seni...
Bırakmadım sevda yeminimi...'
'Demek hayat böyle gerektirdi sevdam,
Böyle gerektirdi...'
Tekdüze olmuş bir zamanın,
Tek başına kalmış sevdama bakıyorum...
Sen olmasan da bizimle,
Ben onu her daim büyütüyorum.
Bakamıyorum belki de bu yüzden başka sevdalara.
Yelken açamıyorum başka bir kıyıya...
Erteliyorum durmadan baharımı,
Ve sensiz kalan sevdamı her şeye rağmen büyütüyorum...
Öyle bir sevdam var ki seni soruyor bıkmadan.
Her gece seni s/arıyoruz durmadan.
Ve her seherde seni doğuruyoruz güneşin yerine,
Seni soluyoruz her nefesimizde.
Ey bizi bize mahsur bırakan çelimsiz hayat!
At bizi de rüzgarına, korkma at!
Ve bük bileğimizi tüm gücünle savur öteden beriye,
Sonra da hiç utanmadan en dibe kat !!!
Zamanın kölesi olmuş,
Tabiri manasızca doğmuş,
Tüm çiçekleri solmuş
Münhal Hayat!
Bu muydu adaletin?
Neydi günahı sevdamın?
Değer miydi ihanetin?
Neydi amacı yaşamın?
Ey imtihanla yükümlü olduğumuz nakit hayat!
Sevdamı durmadan büyüteceğim sana inat...
Bükülse de bileğim, en dipte kalsa da yüreğim,
Bilesin ki son nefesimi yine sevdamla vereceğim...