Şinanay
Şavkıyla yazıldı tuttuğum günce
Loş alevi vardı sırattan ince
Ezel pınarında su kesilince
Gözümün kurumuş arkı şinanay...
Yol, iz görünürdü gelin elinde
Kırk ayrı mezhepten dölün elinde
Sahrada serabın, çölün elinde
Akşamın; gündüze erki şinanay...
O; göze açılan tünelde uçtu
Karanlığı delmek bu nasıl suçtu?
Herkes terk eyledi bir yana göçtü
Silmedi aklından terki şinanay..
Ağustos ayında yaza bulandı
Hazan vakti çamur toza bulandı
Dilberin dilinde saza bulandı
Modası geçmeyen türkü şinanay....
Ne verdiyse bize çıkarsız verdi
Günün huzmesini geceye serdi
Alevi kısıldı, içi ürperdi
Giyindi bir camdan kürkü şinanay...
Bitmezdi güneşe hasreti, yası
Cılızdı, zayıftı yoktu riyası
Uykuya göz yumdu söndü ziyası
Derenin, nehirde garkı şinanay...
Her dem inak etti bir ihtirasla
Güneşten payına düşen mirasla
Bu sizden bu bizden demeden asla
Aydınlattı Garbı, Şarkı şinanay...
YAZGI24
ŞİNANAY: idare lambası, gaz lambası