Sokak Kaçar Evinden
Sokak kaçar evinden.
Dişlerinde uzun direk lambalar solgun yanar.
Bavul, bohça dediğin bir erimiş zift tomarı,
Eski model otomobillerdir giydiği pabuçlar.
Tam zarın düşeşinden vurulduğu karısını,
Kumarın alnından terk ediyor.
Koşuyor kontak sesleriyle,
Kulağında bir namlu çığlığı
İşte kaldırım taşları şeytana ruh satıyor.
Sokak kaçar evinden.
Kömür deryasında bir kibritin yoksunu.
Eğildi elmasları öptü gözlerinden.
Öpüp başıma koydum bir bakkal dükkanını.
Sokak kaçar evinden.
Kalbine gömer çocuklarını ulu orta.
Ellerinde kan soğumuyor gecenin
Ve yağmur gece ile baş başa,
Sokakta.
Sokaksa kaçar evinden.
Ağlıyor,
Allıyor yanaklarını.
Evlatlarını bir kefene bile koyamadı.
Bilemiyor bu sabah kime kızacağını.
Eski model arabalar giydiği pabuçlar
Sokak bir sela ile kaçıyor tanrı evinden.