Son Şiirim Olsun
Uzun bir aradan sonra ilk defa girdim odana,
Hayallerimle canlandırdığım, rüyalara daldığım,
Boş ve sen dolu odana ilk adımımı attım bugün.
İşte burada uyurdun masumca ve sessizce,
Meleklere inat durur, cebraili kıskandırırdın.
Sen orada masumca uyur
Ben masumluğunun kölesi olurdum.
İnce boynunu şu yastığa koyar,
Gelincik misali dokunurdun.
Nasılda sinmiş kokun, dünkü gibi...
İşte burada yazardın yazılarını,
Bu tuşlara dokunurdun,
Her bir harfinde sen varsın yine,
Sen varsın her satırda,cümlede.
Ve sen varsın bu boş sandalyede.
Seni gördüm ekraknda,
Heyecanlandım,
Sevindim,
Korktum,
Bir anda arkamı döndüm oradasın diye.
Yoktun!
Okuduğun kitaplarda seni aradım tekrar,
Yarım bıraktığın kitabına baktım,
Ayraca el atıp ayrılığımızı,
Altı çizili cümlelerde aradım.
Seni okşar gibi okşadım tüm sayfaları.
Sen yoktun ama sayfalardaki sendin işte.
İki küçük damlayla kapadım seni.
Pencereye doğru yürüdüm,
İki boş sandalyeye bakıp,
Saçlarını okşamaya başladım,
Gülüşüne,
Neşene,
Heyecanına bakıp,
Seni sevdim.
Karşına oturup sustum her zamanki gibi,
Sen konuştun ben sen de kayboldum.
Sessizlik oldu birden korktum,
Alışamadım sensiz sessizliğe.
Elimi cebime atıp sen kokan mendilini çıkardım,
Ve sen olan bardağından seni içtim.
Şimdi başım dönüyor ve korkmuyorum,
Şimdi canım yanıyor ama hissetmiyorum,
Şimdi yoksun ancak ben de yokum.
Sana tek hediyem,
Sevgim,
Şevkatim,
İyiliğim,
Ve saflığım olsun...