Varlığını Çürütürüm \ Yitirsem Aklımı \
\gülen gözlerinle yarattığın soğuk duş etkisinin anısına...\
sigarama çaktığım kibrit misali
bir ucunda sen, bir ucunda ben
yanıyoruz...
yanıyor bu sevda.
farketmesen de kısım kısım eriyen bedeninde,
yorgun ağustos böceklerinin isyanını kuşluk vakti...
süzülen kağıt bir gemi yaptım hayat nehrine salıncak
hüzün taşıyan yanından su aldı, karıştı denizlere..
akbaba misali dolanırken zalim zaman sevdanın üzerinde,
senden yana arsız sırtlan sürüsü zamana karşı galip,
üzerime yürüdü.
lime lime etti bedenimi...
durun! yüreğime dokunmayın
diyemedim...
sana gülümserken gözlerinin içi parlardı mum ışığında
artık ne mum ışığı, ne de gülen gözlerin var.
tek sırdaşım,
şehrin kirli havasına açılan tozlu pencere camları..
bu soğuk,
bu rutubetli otel odasında..
saniyeler de yıllar kadar çabuk geçse keşke
yitirsem aklımı, alsam seni koynuma her gece..
deli desinler varsın olsun.
varlığını çürütürüm..
ölüm, nazlı bir çocuk misali kucağımda
yüreğimdeki bu evlat sevgisiyle
ben, onu da büyütürüm...
yalnızlığım yamalı paltomdur sırtımda
HANcı yım, ne sevdalar yamadım ezelden beri...
sokaklarında seyrek ayak izleri,
ve doyumsuz sohbetleriyle yaşanıyor artık aşk.
yüreklerde değil,
satırlarda yeşeriyor umutlar.
geriye kalan, saf bir yalnızlık oluyor her zaman.
bir yama daha ekleniyor paltoya,
gidenlerin ardından...