Yaş 25 Daha...
bir hastane odasındayım...
dört yanım duvar, dört yanım acı.
konuşmaz olmuş dilim,
hastalığımın adını söylemiyorlar bana,
yaş 25 daha, hiç alışmamışım böyle acılı bakışlara,
için için ağlıyorum, karışmışım yaşlara...
ne son dal sigaramı paylaşacak dostum kalmış yanımda,
ne de sevginin tadı kalmış kanımda,
ürkütmüyor beni ölüm,
ama yalnızlık çok koyuyor adama burda...
bir hastane odasındayım...
sağım yalnızlık, solum ölüm.
kolumu kaldıracak dermanım kalmamış anlıyorum.
anlıyorum götürecek beni bu son yorum.
telaşlı koşuşmaları duyuyorum koridorlarda,
ağıtlar yakılıyor, yumruklanan duvarlar benim için mi?
bana mı ağlıyor bu küçük çocuk ?
offf....
yaş 25 daha,
doktorlar ümit kesilmez diyor ama, ben kestim ümidimi.
uyutmaya çalışıyorlar beni her gün,
bir iğne, bir iğne daha, acım çok büyük.
belli etmiyorlar bana hastalığımı,
onlar bana, ben onlara aldatıcı gözlerle bakıyoruz,
bakıyoruz da;
kimi kandırıyoruz...
yaş 25 daha ama, anlıyorum az çok.
anlıyorum bitiyorum...
tükeniyorum gün be gün
bu son şiirim belki de,
belki de ....
boşver...