Borçların Gölgesi

Osman, cebindeki son parayı da saydı. Birkaç gün önce aldığı borçtan geriye kalan, avuç içinde kaybolacak kadar az bir miktardı. İçini çekti. Düşünmemeye çalışıyordu, ama beyninin kıvrımlarında dönüp duran meseleler uykusunu, huzurunu çoktan alıp götürmüştü.

Abisi Vedat, iflas ettiğini duyduğunda ona bir miktar para vermişti. O an içi rahatlamış, bir nebze de olsa nefes alacağını sanmıştı. Ama Vedat bugün aramış ve sesindeki soğuklukla Osman’ı olduğundan daha da üşütmüştü.

“Osman, geçen verdiğim para... Malum, paranın hali ortada. Altın olarak versen diyorum. Ya da döviz.”

Osman, elindeki telefonu sıkmıştı. İçinden “Daha borçlarım bitmedi, elimde avucumda bir şey yok” demek geldi ama diyemedi. Koca adam olmuştu, ağabeyinin karşısında çaresiz biri gibi görünmek istemiyordu. Yutkundu, kelimeleri tartarak konuşmaya çalıştı:

“Ağabey, şu an durumum hiç iyi değil. Borçlarımı ancak çevirebiliyorum. Biraz zaman verir misin?”

Vedat'ın sesi tok ama katıydı. “Osman, ben de ona göre hesap yaptım. Sonuçta senin için ayırdım o parayı. Benim de işim var gücüm var.”

Osman’ın gözleri camın önündeki saksıya takıldı. Annesinin yıllar önce diktiği küçük kaktüs hâlâ oradaydı. Ne susuzluktan ölüyordu ne de fazla büyüyordu. Hayatta kalıyordu sadece. Osman da kendini bir kaktüs gibi hissediyordu artık. Ne tam ölebiliyor ne de büyüyebiliyordu.

“Ağabey, ben bu borç batağındayken bana böyle demen çok dokunuyor. Zaten senden isteyerek almadım, sen verdin.”

Vedat'ın sesi değişmemişti. “Ama paranın değeri kalmadı Osman. Ben de kendimi güvenceye almak zorundayım. Biraz fedakârlık yaparsın artık.”

Fedakârlık. Bu kelime Osman’ın içinde bir yara gibi kanadı. Sanki yıllardır didinip durduğu yetmezmiş gibi şimdi bir de borç aldığı adamdan, kendi ağabeyinden bu sözleri duyuyordu. İçinde bir şeyler koptu, ama o kopan şeyin ne olduğunu tam olarak bilemedi.

Telefonu kapattığında içindeki kırgınlık, yorgunluktan daha ağır geliyordu. Başını ellerinin arasına aldı, derin bir nefes çekti. Aklından geçen tek şey şuydu:

"İnsan en çok, en yakını kırınca incinir."

06 Mart 2025 2-3 dakika 17 öyküsü var.
Beğenenler (2)
Yorumlar