Aşkın Efendisi
Tarifi midir yüreğimin iç çekişleri
Gece ayazlarında bedenlerin tutuşması mı yoksa
Gülün kımızı kadife teninde yanmak mı vuslata
Beklemek mi gelmeyen yolcunun silik yüzünü
Ömür eskitmek mi yoksa
Yoksa gördüğünde ellerinin içinin terlemesi mi
Yoksa göz göze geldiğinde kör kalmak mı gözlerinde
Ne söyle aşkın efendisi
Ne bu duygunun sendeki insani nefsi
Bedenlerde eskimekti belki bendeki bu insani nefs
Yıkılan duvarların arkasına saklanmak ve
Donuk gözlerle etrafı seyretmek gibiydin
Vazgeçemedim bu gözlerle seni aramaktan
Beklemekle geçti seni ömür
Bekliyorum yine gelmiyosun ya yine düşüyorum vuslata
Tarifi yok işte bunun
Yürek sadece iç çekiyor seni bulamayışıma
Bir kelebek gibi hissediyorum kendimi
Sanki bir günmüş ömrüm
Oda sanki geçti geçiyor
Söylesene aşkın efendisi
Beklemek mi gerek daha
Yoksa önce sabretmeyi mi öğrenmeliyim
Yoksa önce kendimi kaybedip tekrar mı bulmam gerek
Düşmeli miyim yoksa peşine sensiz geçen ömrümün
Ne söyle aşkın efendisi
Ne bu bilinmez duygunun sana giden istikameti