Çocukluğumdu İçimi İhtiyarlatan
Arkadaşları tarafından dilencilik yapmak istemediği için öldüresiye dövülen; Küçük Bedrettin'in adına yazılmıştır...
............................
'vurmayın'
'vurmayın'
diye yalvardı çocuk insanlara.
elinde hıçkırıklarına aşina mendiller.
gözünde; gürültüden korumaya çalıştığı kuş yuvası ışıltısı.
ömrünü giydirdiği bir sokağın
köşebaşını tuttu adımıyla.
dilendi;
direndi inadı; bir şehrin emirlerine.
mavi bir gül narinliğiydi
kısılmış gözlerinden çalınan.
sefaletten beri çoğalamamış
yoksul günlere yattı bedeni.
o günlerde dışlanan kimliksiz arkadaşları acıttı yüreğini
en çok onlara; ölünün toprak üstündeki kardeşliği..
korka korka seslendi devletin kulağına sesi;
su,
ekmek,
yatak..
duymadılar!
kursağına mevzilendi darlık.
ıslattı cinnet yağmurları teni; hüzün yanıkları.
kendine yasaklı bir yaşamda aç, tek başına.
yürüdü.
yürüdü.
küçücük ağzıyla duyun bizi dedi, uzaklara
''o kadar ağlamışız ki.''
saçlarını tarıyordu ayaz alabildiğine.
donmuştu;
adına,
düşlerine..
anlıyorduk, hiç bir oyuncağın arasına konulmayacaktı,
çığlığını acısıyla büyütmeyi öğrenen sesi
anlıyorduk, nöbete kalkmayacaktı
kendi yüzünü unutan tembel güneş.
kendi yüzüne doldu çaresizlik
kendi içine..
gitti;
uzaklara.
ta uzaklara.
şehir, mahkemede hürriyetten yargılanan bir zanlı oldu yanında.
cezayı başıboş bırakarak kesti sistem.
dövüldü,
dövüldü,
dövüldü..
kanayan yerine gömüldü çocukluğu; umuduna.
FE