Eskilerim
Yıpranmış,tozlanmış zamanların arasında saklanan
eskilerin çocukluğu;
Çok katlı beton yığınlarına sıkışmamış,
toprak kokusuna bulanmış giysilerde,
her akşam,
teneke kutularda özenle saklanan misketlerde..
Bir türlü beceremesem de çevirmesini,
renklerinin cazibesine kapıldığım topaçlarda..
Geniş zamanlara bırakılmış düşüncelerin dahi
yıkamadığı o yedikule oyunlarında..
Canın yanmasına rağmen sevinç çığlıklarına dönen,
yüreğini acıtmayan yakantoplarda..
Ve;
Umutların yere düşeceği korkusuyla,
bir deli koşuyla yakalama telaşına tutulmuş istoplarda..
Annelerin sözleşmişcesine günbatımlarında,
artık yeter eve gelin nidaları,
babamı bekliyorum azıcık daha ne olur diye
yalvarırcasına çocukların çığlıkları..
Her şeyden öte;
Korkulara henüz yenik düşmemiş,
o dostluk,sevgi kokan akşamları..
Eskilerim ve eskimiş zamanların arasında sıkışıp kaldı
eskilerin çocukluğu..
Hepimize yeterdi..
Açılmış minik avuçlara bırakırken,
demet demet mutluluğu...
Yitirilmiş,saygısız zamanların gölgesinde kalan,
eskilerin bayramları..
Şimdilerin yirmi liralarına burun kıvıran,
beğenmeyen çocuklarından uzak..
Bir mendilin katları,
..................bir çorabın içinde,
Ya da;
Özenle ütülenmiş bir gömleğin ceplerinde gizlenmiş mutlulukları..
Özlenen birlikteliği ailelerin,
dostlukları,paylaşımları komşuların..
Eskilerim,saygısız zamanların gölgesinde kalmış artık,
eskilerin bayramları..
Hepimize yeterdi sevinçleri,
iki göz odanın kuytuluklarında saklanan mutlulukları...
Yalanın,riyanın henüz lügatına girmediği zamanları taşıyan,
eskilerin sevdaları.
Şıpsevdi sevmelerin telaşlarına meydan okuyan,
Paraya pula,
.............pırlantalara değil..
Sevginin pırlantalara eş tutulduğu,
bir tatlı sözcüğün mutluluk deryasına dönüştürüldüğü,
gönüllere aşkın bir gergef gibi işlenip,örüldüğü..
Eskilerim,şimdi bir yabana dönmüş sevmek zamanlarının esiri
eskilerin sevdaları..
Hepimize yeterdi oysa mutlulukları,
silmek mümkün olabilseydi şayet,
..........................ikiyüzlü yüreklerdeki o kiri...