Halim Harap Her Eve Lazım
Vakti zamanında demişti anam oku diye ninnilere
İlkokulda başladı gülüşü oklit bağlantılı kızlar içimde
Mahalle kenarında çakma hayaletler gibi dolanırdık
Çok geçmedi bir yıl sonra kafamızı kara tahtalara çarptık
Yeni singer makineleri da işe yaramadı dikiş tutmadık
O günden beri aklıma şaşkın bir ördek olur gezerim
Söyleyin dostlar ben bu derdimi kimlere söyleyeyim
Latince iki kelime yazsam acep beni şaire sayarlar mı
Halim Harbi Harap dumandır dağlar yol olsa neyime
Ay ışığında pişmiş gergedandan imge olur mu
Ne bileyim dostlar siz sayın yine de bir şeylere
Bıktım her akşam bu bildik kelle suratları görmekten
Aynı tornadan çıkmış seri imalat gibi çeneleri
Çok sevindim imanlı bebek geliyormuş yurdumuza
Peki önceki oyuncakların sahi adı neydi
Biliyorum hiç sevmedin beni hiç tanımamıştın
Ne varsa bir önceki aşkta var yenileri artık çok eski
Çok sonra soyut dünyalarda gezen ucubelere döndüm
Aşklar dahil tüm sevdiğim kadınları
Paslanmaz düdüklü tencerelere gömdüm
Kimyası bile bozuldu mevsimlerin
Yok mu aranızda bir fizikçi
Peki karpuz ağaçta yetişseydi
Newton ağbinin yaşama ihtimali neydi
Sevgilime sordun bunları
Sonra bir daha hiç arayıp sormadı
Hala ayrıldığımız yerde içerim
Yerçekiminden gökyüzüne uçar konar göçerim
Herodot tarihi yazmasa ne olurdu
Çok mu özlerdik Zeus'un evlatlarını
Ben veresiye defterime bakarım
O da peşin ödediğim hayatın manzarası
Anacak neyim kaldı ki koşacak çayır mı
Son ineklerimi de eşek gözlü sevgilim kaçırdı
Sülalem sağ olsun bir köyümüz bile yok
Yedi düvel saraylarda ibrikçi başı
Arsa tarla desen hepten zayi
Salata sağlam olsun çeşnici bacı
Ne varsa eskilerde var aşklar şimdi çok yeni
Vehbi öldü öreke düştü
İşte böyledir Halim Harap'ın hikayesi.